18 Kasım 2008 Salı

Sophos: Güvenlik için Apple’a geçin

Güvenlik şirketi Sophos, kullanıcıların güvenli bilgi-işlem için Macintosh bilgisayarlara geçmesini öneriyor.

İnternet veri güvenliği şirketi Sophos’un yayınladığı bir rapor Microsoft’u kızdıracak. Sophos, artan güvenlik saldırıları nedeniyle kullanıcıların Windows tabanlı bilgisayarlardan Apple bilgisayarlara geçmesini öneriyor. Sophos güvenlik uzmanları, en tehlikeli virüslerin Windows tabanlı bilgisayarları hedeflediğini belirterek, virüslerin ise Mac OS X işletim sistemini daha seyrek hedeflediğini savunuyor.

İngiliz şirket Sophos’un başanalisti Graham Cluley raporun sonuç bölümünde, “Macintosh bilgisayarlar bir süre daha kullanıcılara daha güvenli bir ortam sunacak gibi gözüküyor. Ev kullanıcıları yeni bilgisayar alırken, bunu göz önünde bulundurmalılar” diye yazdı.

Microsoft ise bu açıklamaya tepki göstererek, yeni kuşak işletim sistemi Windows Vista’nın önceki sistemlerden çok daha güvenli olacağını vurguladı. Dünyadaki bilgisayarların yüzde 90’ından fazlası Windows tabanlı olması, Microsoft’u hacker’lar için cazip bir hedef yapıyor. Microsoft Windows tabanlı en az 1 milyar bilgisayar olduğu tahmin ediliyor.

Apple bilgisayarlara daha az virüs saldırılarının düzenlenmesi nedeni, bu makinelerin sayısının Microsoft’a nazaran az olması. Böyle olunca, hacker’lar da Apple ekosistemi için virüs geliştirmekle uğraşmıyor, daha çok ses getirecek olan Microsoft sistemlerine yöneliyor. Birçok uzman, Apple bilgisayarların virüslere karşı daha dirençli olmadığını, virüs saldırılarının tamamiyle kullanıcı sayısıyla ilgili olduğunu vurguluyor.

Sophos rapora ayrıca 2006 yılı içinde virüs ve solucan saldırılarında kısmi bir düşüş olduğunu kaydetti. Ancak şirketin araştırmasına göre, Truva Atı olarak tabir edilen diğer programların altına saklanan yazılımların sayısı artarak, tüm saldırdıların yüzde 82’sini oluşturdu. Truva Atı yazılımları, girdiği bilgisayardaki bilgileri ele geçiriyor veya makinanın uzaktan kontrol edilmesini sağlıyor.

En ucuz güvenlik önlemi

Davetsiz misafirlere karşı alabileceğiniz, bütçenizle paralel birçok önlem var. Bilgisayar sahibi olanlar içinse işler biraz daha kolaylaşıyor. İlk adım basit bir kameraya sahip olmak

Bilişimdeki gelişmelerden en çok etkilenen sektörlerden biri de güvenlik. Zira neredeyse bütün yenilikler doğrudan bu alandaki çözümlere yansıyor. Bütçenizin durumuna göre artık evdeki bakıcıyı takip etmekten hırsıza karşı önlem almaya kadar mekânınızda birçok konuda önlemler alabiliyorsunuz. Ancak bunlar için her zaman bir servet ödemek de gerekmiyor. Aksine basit bir bilgisayar, herhangi bir web kamerası ve ihbar etme gibi özellikler kullanacaksanız kesintisiz bir internet erişimi (örneğin ADSL) bu konudaki ihtiyaç listenizi tamamlıyor.

Daha çok görüntülü sohbet (chat) için kullanılan web kameraları bu konuda gayet iyi sonuç veriyor. Bilgisayara bağlayacağınız bu kameralarla ortamı internetten takip edebilir, belirlediğiniz saatler boyunca kesintisiz kayıt yaptırabilir ya da herhangi bir hareket anında devreye girerek kayıt yapmasını sağlayabilirsiniz. Hatta mevcut yazılımlarla böyle bir durumda olay anını cep telefonunuza resimli mesaj olarak bile yollatabiliyorsunuz.

Basit altyapı Test ettiğimiz yazılımlarda Logitech'in QuickCam Fusion modelini kullandık. 1.3 megapiksel çözünürlüğe sahip model, mekândaki ışık ve benzeri değişkenlerine göre renk ve kontrast değerlerini ayarlama özelliğine sahip. Dahili mikrofonu sayesinde sesli kayıt da yapabiliyor. 640x480 piksel boyutlarında, saniyede 30 kare video kaydı yapabilen QuickCam Fusion istendiğinde yüzleri takip edebiliyor. Yani insan yüzlerini otomatik olarak tanıyor ve kayıtta ona kilitleniyor.

Bu alanda bulacağınız ücretsiz yazılımlar teorik olarak beklentilerinizin tümünü karşılıyor. Ancak pratikte çoğu ücretsiz seçenek kodlarındaki hatalar kilitlenmelere (dolayısıyla kesintiye) sebep olmanın yanı sıra, sıradan kullanıcılar için karmaşık gelebilecek ayarlamalara sahip oldukları için pek tavsiye etmiyoruz. Ancak bedava deneyip 30 dolara satın alabileceğiniz Active WebCam uygulamalası binlerce dolarlık profesyonel çözümlerde bulacağınız hizmetlerin aynısını sunuyor.

Active WebCam ile hareket alarmını kameranın gördüğü alanın belirli bir bölgesine ayarlayabiliyorsunuz. Böylece örneğin kapınıza yerleştirdiğiniz kamera apartmanın merdiveninden gelip geçenlere değil sadece sizin kapınızın eşiğine yaklaşanlara karşı nöbet bekliyor. Öte yandan programlama sistemiyle günün sadece belirli saatlerinde ya da haftanın sadece belirli gününde devreye girmesini sağlayabiliyorsunuz.

Active WebCam aynı zamanda evinizi ya da işyerinizi sürekli web üstünden de takip edebilmenizi sağlıyor. Fotoğraf ve video kayıt kalitesini de son derece detaylı ayarlarla istediğiniz şekle getirebiliyorsunuz. Pysoft.com adresinden çekebileceğiniz bu yazılımla ilgili verebileceğimiz son ayrıntı, gazetemizin binasında kullanılan profesyonel güvenlik uygulamasından çok daha fazla ayrıntı içerdiği.

İnternetten MP3 indirene ceza

Korsan CD"cilerin internetteki müzik sitelerine yönelmesi sektördeki kayıtlı çalışan şirketleri harekete geçirdi. Müzik Yapımcıları Meslek Birliği"nin (MÜYAP) şikayeti üzerine harekete geçen savcılık, izinsiz yayın yapan 307 web sitesini kapattı. Kültür ve Turizm Bakanlığı da, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu"nda bir dizi değişikliğe gidiyor.

Hazırlanan taslak metne göre, ticarî amaç taşımasa da internet üzerinden müzik ve film indirilmesi tamamen yasaklanacak. Bu hükme uymayan site yöneticilerine 3 bin dolardan başlayan para cezaları ile en az 2 yıl hapis cezası verilmesi öngörülüyor. “Ortada bir hak ihlali var. Buna göz yumamayız.” diyen Telif Hakları Genel Müdürü Selahattin Ertaş"a göre yeni düzenleme, sistemi disiplin altına alacak. MÜYAP Genel Sekreteri Ahmet Asena da, internetten müzik veya film indirmenin AB"de olduğu gibi ücretli hale geleceğini kaydediyor. İnternetten kolayca müzik ve film indiren bazı kaçakçılar, merdiven altı diye nitelendirilen mekânlarda korsan CD basımı yapıyor.

200 bin kişinin istihdam edildiği müzik sektörü, bu sebeple son üç yılda yarı yarıya küçüldü. Geçtiğimiz yıllarda benzer sorunlar yaşayan Avrupa ülkeleri ile Amerika, korsana karşı seferberlik ilan etmişti. Türkiye de benzer bir hamleye hazırlanıyor. Kanun değişikliğinin Meclis"ten geçmesi halinde korsancıların yanı sıra ücretsiz hizmet veren müzik ve film siteleri ağır müeyyidelerle karşı karşıya kalacak. İnternet Hukuku Uzmanı Prof. Dr. Gürsel Öngören, konunun hukukî boyutunu şu cümlelerle özetliyor: “Nasıl bir evde korsan Lacoste tişört yapıp satamıyorsanız, aynı şekilde şarkı veya filmleri de internetten bedava sunamazsınız. Avrupa"da bu tür sitelere karşı ihtiyati tedbir kararları var. Türkiye"de de dava sayısı artacak.”

Kayıt dışı ekonominin yüzde 50'ye yaklaşması sebebiyle dünya devi pek çok şirket Türkiye'de yatırım yapmak istemiyor. Şirketlerin bu yöndeki hissiyatını ABD Başkanı George Bush, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a da aktarmıştı. Bush, kendisini ziyaret eden Erdoğan'a, “Partiniz ne gibi icraatlar yapacak? Mesela benim plakçım, müzikçim ve bilgisayarcım korsan yazılımlar nedeniyle ülkenizde zarara uğruyor. Bunları halledebilecek misiniz?” diye sormuştu. Türkiye'nin korsan yazılım ile CD ve kitaba karşı açtığı savaşta elini güçlendirecek yargı kararı Norveç'ten geldi. Norveç Temyiz Mahkemesi, bir öğrencinin izinsiz müzik dosyalarının paylaşımına link veren kendi Napster.No sayfasıyla ilgili mahkumiyet kararını onayladı. 15 bin 900 dolar tazminata mahkûm olan bilgisayar mühendisi, kurduğu sitede MP3 formatında yaklaşık 170 izinsiz müzik dosyası bulunduruyordu.

Fransa'da da bir öğretmen, 30 GB dosyaların veya 614 albümden 10 bin şarkının kamuya iletimi ve yasal olmayan bir şekilde indirilmesi suçundan 10 bin 200 Euro cezaya çarptırıldı. Hong Kong'da ise on-line ihlallere karşı 20 bin dava açıldı. Bu ülkelerde site sahipleri önce ikaz ediliyor ve üç gün süre veriliyor. Uyarıyı dikkate almayan yöneticiler için savcılığa suç duyurusunda bulunuluyor. Gerektiğinde mahkeme kararıyla sitenin erişimi engelleniyor. Türkiye'de cep telefonu melodileri de hesaba katıldığında 60 milyon dolarlık bir sektör ortaya çıkıyor. Dünyada sadece internet üzerinden bilgisayarlara ya da ipodlara indirilen müziklerin tutarı 1,1 milyar dolar. Burada en fazla karşılaşılan sorun korsanlık yapanların sanat ürünlerini bedava kullanmaya imkan vermesi.

Korsanların birçok firmayı kapanmanın eşiğine getirdiğini kaydeden MÜYAP Genel Sekreteri Asena, internetin bedava ve kuralı olmayan bir alan gibi görülmesini doğru bulmuyor. İnternet bağlantısının 2 milyonun üzerinde olduğunu ifade eden Asena, sıkı takip neticesinde yasal sitelerin sayılarının artmaya başladığını belirtiyor ve ekliyor: “Yasal sitelerden faydalanmak isteyenler, www.mu-yap.org adresine girerek izinli sitelerden ücret karşılığında müzik ya da film temin edebilir.”

Kapanan sitelerden bazıları: downloadarsivi.com, turkmaster.com, araindir.com, muziksitesi.net, idoclub.net, kenanxtr.com, yugle.com, yenidownload.com, indirmax.com, sahte.net, programmerkezi.com, programcentral.net, bayexe.com

Kendi Kendine Giden İlk Araba

Volkswagen`in ürettiği şoförsüz otomobil, elektronik beyni`yle yolu kendi buluyor. Üstelik 150 km hız yapıyor.

"Love Bug" filminin Herbie adıyla tanınan efsanevi arabası Volkswagen Beetle, bir sürücünün kumandası altında olmadan, kendi kendine gidebilen ve hızını saatte 150 km`ye kadar çıkarabilen süper otomobile dönüştü.

Herbie`nin filmdeki araba yarışı sahnesinde taşıdığı 53 numaraya ithafen, otomobile VW Golf GTi 53 plus 1 adı verildi.

Lastikleriyle zikzaklar çizebilen, dönebilen ve keskin virajlara insan müdahAlesi olmadan girebilen GTi, lazer sensörleriyle tayin ettiği yol bilgilerini elektronik beynine yollayarak ilerliyor. Deneme sürüşlerinde Volkswagen mühendislerinden daha hızlı giden otomobilin kendi kendine yaptığı hız saatte 150 km`ye kadar çıktı.

Windows flörtü: P51

BenQ Mobile'ın CeBIT'te tanıttığı P51 çantanızda taşımak zorunda kaldığınız dizüstü bilgisayarın yokluğunu hissettirmemek için tasarlanmış.

Cep telefonları takvim, alarm, randevu kaydı, e-posta okuma gibi yeteneklere kavuşalı seneler oldu ancak hâlâ büyük bir kitle iş organizasyonlarını cep, dizüstü ve masaüstü bilgisayarlarında yapıyor. Cep telefonları kimileri için küçük ekranlı; kimilerine tuşları yetersiz geliyor. Kimileriyse henüz mevcut yeteneklerin farkında bile değil.

BenQ Mobile'ın CeBIT'te tanıttığı P51 çantanızda taşımak zorunda kaldığınız dizüstü bilgisayarın yokluğunu hissettirmemek için tasarlanmış.

Microsoft'un bu tip cihazlar için geliştirdiği en yeni işletim sistemi Windows Mobile 5.0 kullanan telefon 240x320 çözünürlük sunan 2.8 inç büyüklüğünde QVGA TFT ekrana sahip. Bilgisayar ya da diğer cihazlarla USB ve bluetooth ile iletişime geçebilen cihaz ayrıca WLAN sayesinde kablosuz internet ağlarını da kullanabiliyor. Böylece web ve e-posta erişimi için GPRS ağını kullanmak zorunda kalmıyorsunuz. İçinde yüklü gelen Skype (skayp okunur) yazılımı sayesinde P51 internetten ücretsiz telefon görüşmesi ve mesajlaşma yapabilmenizi de sağlıyor.

Blackberry cihazlarında da kullanılan e-posta sistemi sayesinde yeni e-postalardan anında haberdar oluyorsunuz. Altında bulunan Q klavye sayesinde giriş yapmak, cevap yazmak ve randevu eklemek son derece kolay. Cihazın dokunmatik ekranını özel kalemiyle kullanarak el yazısıyla giriş de yapabiliyorsunuz.

MP3, AAC ve AAC+ formatındaki şarkıları da çalabilen telefon BenQ'nun kablosuz stereo kulaklık seti HHS-195 ile uyumlu çalışabiliyor. P51 aynı zamanda aracınızda da size destek oluyor. İçindeki A-GPS çipi sayesinde uydularla iletişim kuran telefon ekrana getirdiği haritada gitmek istediğiniz adrese yönelik yön bilgileri ve yol alternatifleri sunuyor.